Sunday, June 6

Lucifer'in Koşu Bandı


Spor yapmaya karar vermek insan yaşamındaki dönüm noktalarından biri olmalı ve başlamadan önce üzerinde 3-5 defa daha düşünülmeli kanaatimce. Çünkü bu iş çiğdem çitlemek gibi, bir başlayınca bir daha bırakamıyorsun. Neden mi? Anlatayım.
Şimdi, bildiğini tahmin ediyorum, bu işler girdi-çıktı meselesi. Gün içinde aldığın kaloriden fazlasını harcarsan, kilo verirsin. Yok eğer ömründe ilk defa yemek görmüşcesine masada ne var ne yok saldırır, üstüne keyif sigaranı yakar, bilgisayarın başına geçip bütün gün oydu buydu takılır sörf yaparsan kilo alırsın. Bu kadar basit. 'Eh işte idare ederim, hala daha giderim var' diyebilmek istiyorsan bunun 2 yolu var. Ya o mini mini midene giden boğazını tutacaksın -ki pek çok kadın bunu tercih eder, benim bi dolu gerzek tanıdığım vardı zayıf kalıcam, iştahım kesilecek diye bonibon gibi Prozac kullanan, hey allam sen bu insanlara akıl fikir ihsan eyle- ya daaa..Spora başlayacaksın. Başka yolu yok. İkinci şıkka karar verme aşaması güç bir süreç elbette. Özellikle 'hamlama' fenomeni insanı en başından caydırır. Hadi diyelim bunu göze aldın gittin tepindin spor salonunda geldin, o gece ya da ertesi sabah kabus gibi geçer. Tüm kasların ağrır, durup durup 'insan kendine bunu yapar mı canım? Benim kendime yaptığımı İsrail Filistin'e yapmıyor vallahi' diye düşünürsün ve sonuçta, ya 'aman canım spor da neymiş, 2 dilim ekmek az yerim, 1 bira az içerim olur biter' mentalitesiyle eski güzel günlerine geri dönersin, ya da yeterince azimliysen fit olacağın günlerin hayalini kurarak kendini gaza getirmeye çalışırsın. Körpe bedenin gün geçtikçe şekillenmeye başlar, daha az yorularak daha çok spor yapabilmeye başlarsın, çevreden gelen 'vay be kızım valla inceldin sen haa' şeklindeki kankaların moral amaçlı geribildirimleri de cabası, yersen. Ama sonra bir sabah spor çantanı kapıp mutlu mutlu kapıdan çıkmak üzereyken, omzunun üzerinden bir ses sana şu soruyu sorar: 'Bırakırsan ne olacakkk... Acakk.. Cakkk.. Cakkk..?! İşte o an anlarsın ki, artık geri dönüşü olmayan bir yoldasındır. Bıraktığın anda kaslarının pörsüyerek bayrak gibi sallanacağını dehşet içinde fark edersin ve ileride yazacağın otobiyografinde altın harflerle: 'Sene 2010: Spora başladı.' yazısını görür gibi olursun. Yine de vaz geçmezsen ne ala. Peki spor yapmaya henüz başlamış biri olarak ben ne yapacağım? Elbette yılmayacağım! Bundan sonraki idmanlarıma gitmeyeceğim üzerine 1'e 5 bahis oynayan sayın Stallone ve Schwarzenegger'ler, lafım size, kitabımın imza günü 2030 yılı Haziran ayında gerçekleştirilecektir, bilginize!!

1 comment:

  1. ben de üyeliğim dolduğunda prozac'a başlama konusunu düşüneyim bari, sanırım daha ekonomik ollur... hey allahım sen bana akıl fikir verr..

    ReplyDelete