Saturday, June 5

Mavi

Adını söyleme sen, ben tahmin edeceğim. Bildiğimi bileceğim. Çünkü ben seni çok bekledim, dile kolay, onca sene. Bazı geceler seni ruyamda gördüğüm bile oldu. Şimdi sana 'Merhaba' diyeceğim. Dönüp bakacaksın bana, 'Nerede kaldın?' diyeceksin 'Sabırsızım, çünkü ben seni çok bekledim', gülümseyeceksin. Sen gülümsedikçe, benim gözlerim güzelleşecek. Elimi tutacaksın, ilk defa ılık olacak ellerim heyecanlandığımda. Herhangi bir günün herhangi bir saatinde, herhangi bir kaldırımda oturacağız öylece, susacağız, hayatımın en anlamlı suskunluğu olacak bu. Hiç ama hiç konuşmayacağız. Sonra bir anda, yüzünde muzip, çocuksu bir gülümsemeyle mavi gömleğinin cebinden bir harita çıkaracaksın, koyacaksın tozlu kaldırımın üzerine, kapatacaksın gözlerimi benimkiler gibi ılık ellerinle, sağ elimin işaret parmağını haritanın üzerinde gezdireceksin, ben içimden 5'e kadar sayıp durduracağım parmağımı. Gülümseyeceğiz ve gideceğiz bir daha geri dönmemek üzere.. Tik.. Nerede.. Tak.. Kaldın.. Tik.. Seni..Tak.. Çok.. Tik.. Özledim..

No comments:

Post a Comment